ACD
mrspringles:

bulutkokanadam:

•

x

filkadin:

En sevdiğim,
Yine delirecekmişim; bu korkunç günleri atlatamayacakmışız gibi hissediyorum. Ve sanki giden zamanı geri çeviremeyeceğim. Sesler duymaya başlıyorum ve konsantre olamıyorum. Bu yüzden yapmam gereken şeyi yapıyorum.
Bana verebileceğin en büyük mutluluğu verdin. Kimsenin yapamayacağı…

mrsmckibben:

ezikolmaninfaydalari:

parmağınızla koridoru kapattığınızda daha hızlı  kenarları kapattığınızda daha yavaş gider

Oha cok korkunc

mrsmckibben:

ezikolmaninfaydalari:

parmağınızla koridoru kapattığınızda daha hızlı
kenarları kapattığınızda daha yavaş gider

Oha cok korkunc

(via diceklerimvar)

Sen olduğun için mutluyum. Sen olduğum için de. İstersen ben olma. Hiç benim olma. Ama seni sana bırakmayayım ne olur? Beni de bana bırakma.
Ne kadar anlamlı, ne kadar önemli işler yaparsa yapsın, önce insanın kendisinin mutlu olması lazım.
Sokakta seninle yürüyüp herkese senin bana benim de sana ait olduğumu göstermek istiyorum.

Can yarısı.

İşte şuracıktaydı, yanımdaydı. Teni tenime değiyordu. Bu his güzeldi. Bir yandan huzur veriyor bir yandan da içimi karıştırıyordu. Gözlerim yukarı doğru bakıyordu. Tavanda küçük bir sinema sahnesi kurulmuştu sanki benim hayallerim için. Onları düşündükçe heyecanlanıyor, huzurumu kaçırıyordum. Onunda bir eli bende diğeri de kafasının altındaydı. Belli ki o da bir şeyler hayal ediyordu. Bir tavanda binlerce hayal vardı. Bıkmadan usanmadan o yanındayken bir sürü hayal kurabilirdim. Kuruyordum da, özellikle böyle konuşmadığımız zamanlar sanki daha çok konuşuyor gibiydik. Sanki bir dokunuşuyla ne demek istediğini anlıyordum. Onu iyi tanıyordum. Eliyle yanağıma dokunuyordu yavaş yavaş. Ama bu isteyerek yaptığı bir şey değildi. Fazlaca içgüseldi. Ritmik bir şekilde yavaşça dokunuyordu. Huzurdan gözlerim kapanıyordu üstelik. Bir insan diğerine bu kadar huzur verebilir miydi? Veriyordu işte. Ona huzurum demeliydim. Huzur onun adıydı çünkü. Yavaşça ona döndüm, yüzüne baktım, çenesine, gözlerine.. Yüzünü karış karış ezberledim. Dokundum. Ellerimin altında ürperişini hissettim, birden sımsıcak olduğunu ve kalp atışlarını. Bir erkek bu kadar heyecanlı olabilir miydi? Gözleriyle dokunabilir miydi kalbe? Dokunuyordu işte. Huzur burada olmadık işler yapıyordu yine. Sadece susup bu anın sonsuzlaşmasını diledim ona yaklaşarak. Hep yanımda kalmalıydı.

Seneler geçiyor, sözler bitiriyor. Sen beni hala sevmiyorsun.